20 Nisan 2011 Çarşamba
TOP 10 Nisan
09 - Wings - Band on the Run (Band on the Run (1973)
08 - Fates Warning - Epitaph (The Spectre Within 1985)
07 - Barış Manço - 2025(3.Yolculuk) (Sözüm Meclisten Dışarı 1981)
06 - Dream Theater - The Shattered Fortress (Black Clouds & Silver Linings 2009)
05 - Agent Steel - Agents of Steel (Skeptics Apocalypse 1985)
04 - Helloween - Victim of Fate (Helloween EP (1985)
03 - Agent Steel - Back to Reign (Skeptics Apocalypse 1985)
02 - Dream Theater - The Count of Tuscany (Black Clouds & Silver Linings 2009)
01 - Dream Theater - The Best of Times (Black Clouds & Silver Linings 2009)
18 Nisan 2011 Pazartesi
akıllı olun!
zaten aslına bakarsan dayo diye telafuz ettin ya kufur etmene bıle gerek yoktu. sanki dunyada bı heavy metal dınlenıyo cok buyuk pazarı var heryerde konserler albumler fılmler kıtaplar dergıler var bıde sen akıllı ol mesajı verıyosun mıllete.bi de konserlerıne gelenlerın yarısından coğu o muzik türünü dinliyo,yokluktan ordalar...
bu kadarı kafidir heralde...
13 Nisan 2011 Çarşamba
Kurban Misafir
7 Nisan 2011 Perşembe
Trt'nin Haberi Üzerine...
TRT nin Türkiye'nin 80 ortalarında dönemin heavy metal temsilcilerini bulup onlarla yaptığı mükkemmel ötesi bir ropörtaj.
Bu vidyonun anbean yorumunu yapmaya çalışacagım şimdi sizlere:
İki klasik Trt spikerinin heavy metali tanımlaması ile başlayan kayıt Bursa'da tahmini bir öğrenci evine kamerasını götürüyor,toplanın metalikacılar diyip başlıyor sorular ki kamera karşısında hepsi gayet rahat, son zamanlardaki metalci modası kasılma tribi hiç birinde yok.
ilk soruyu cevaplayan abimiz Bursa diyor.Bursa.Diğer büyuk iller de tamam ama Bursa.Aradan yaklaşık çeyrek asır geçti,şimdi hala aynı sanmayın Bursa'yı,zamanla kaybetti tabi etkisini.
Daha sonra Eskişehir ve Ankara sırayla takip etmiştir rock şehri olmayı Anadoluda..
İkinci abimiz yokluktan bahsediyor alamanyalardakı teknoloji nerde bizde ablacım, biz yalıtımı yumurta kartonundan yapıyoz dıyor.Ama üçüncü abimiz garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar edasında olaya noktayı koyuyor.
Bunun üzerine Trt muhabiri hemen çirkinleşiyor ve vahşetten şiddetten bahsedip altta kalmamaya çalışıyor.
Cevap gene güzel;ben gormedim sahnede vahşet felan ki azcık kişiyiz şurda sanki bi tarafta thrashçiler bi tarafta glamciler varda vahşet çıkcak diyor konuyu kapatıyor abimiz.
Bir topluluk daha, başka bir yerde,bir metalshop sanırım;
ben metallika hayranıyım metalika dınlerım metalikanın felsefesını benımserım felsefesıde barıs ve ask
iste bunları soleyen abimiz ordan geçerken kamera var diyip iki dakkalığına metalci oliyim da bişeyler soliyim diye düşündü kanımca..
Ya da adam çok iyi bi fan heralde geleceği gördü Metallica'nın 90larda yapacaklarını önsezdi..
Ya da bu vidyo 10 sene öncesine ait..
Neyse..
Thsirt baskılarından bahsederken gösterdikleri albüm kapaklarından birisi de boş bi albüm olsun be arkadaş.
Felsefeleri aktaran yazan yazılar varmı diye gelen soruya abimiz yüzeysel abes bi cevap veriyor.
Sonuçta bu metalshoptaki röportaj ilki kadar iyi tat vermiyor.
Sonra Abdülika'yı buluyor Ankara stüdyolarındaki spiker ablamız.
Gene kanımca Akmar pasajında gecen bu röportajda Grup Perişan üzerine sorular geliyor Türk Rock üstadına.
Abdül abimizin Metallica kolyeside dikkat cekiyor bu arada.
Ve son olarak bir toplumbilimci olan Prof.Dr. Emre Kongar ın görüşlerine başvuruyor Trt Ankara studyosu.
Sn Emre Kongar bu gençleri çok sevdiğni babacan bir tavırla belirtip inceden bi küçümseme ile aynen su cümleyi kullanıyor:
Zaten bir müzik çerçevesin etrafında koskocaman bir felsefi oluşumun ortaya çıkmasını beklemekte biraz fazla hayalcilik olabilir.
ve burda malesef yanılgıya düşüyor Emre Kongar.
Bizim tabikide batıdan farklı bı kültürümüz var kendi ananelerimiz mevcut ama ne olursa olsun
Rock sadece bir muzik tarzı değil bir yaşam felsefesidir.
diyerek bu guzel vidyonun bitmesine mani olamıyorum paralelinde yazımında sonuna geliyorum..
9 Mart 2011 Çarşamba
Bay Area
Küçük yaşta derken abartmıyorum gerçektende grubun kurulduğu yıllarda davulcu Andy Galeon 10 yaşında olduğu hakkında bir efsane var.
Ben bu grubla Act III albümüyle tanıştım (tanıştım derken 1990 yılında değil tabiki de,2 sene önce falan) ve bu albümü yorumlarına çok güvendiğim bir dostuma tavsiye ettim,iyi dedi methini duymuştum dedi dinleyip sana söliyim nası olduğunu dedi.Peki dedim ki bu adam feci Exodus hayranıdır.Neyse gel zaman git zaman sordum beğendin mi albümü dediğimde utanmadan bana -aga bu gurup metallica türübüt! dedi,nası sinir oldum ama bişey diyemedim haklıydı tabi bi yandan,bu çocuklar ordan,thrashin göbeğinden çıkmalardı (thrashte Los Angelesı da es geçmeyelim) ve etkisi tabiki olacaktı.Şimdi izninizle bu yakın dostuma cevaben Headbangin bu ayki sayısındaki Death Angel hakkında Alper Demircinin yaptığı kritikten bir parafı aynen nakletmek istiyorum:
"Grubun dağılma öncesi döneminin son albümü, sene 1990.Müziklerinin en olgun halini yansıtıyordu.Büyük bir plak şirketi olan Geffen etiketiyle çıkmştı,ki dönemdaşkarı arasında ilklerden biridir bu durum.Bu sayede kasetinin Türkiye'de Milletlerarası Müzik Yayınları (MMY)tarafından basıldığını belirtelim.Söylenir ki,grup o sırada kaza geçirmeyip dağılmasa,sonraki albümüyle thrashin devler ligine adını yazdıracaktı..."
Şiddetle tavsiye ederim bu albümü ki son albümü Relentless Retribution
ında es geçilmicek bir albüm içinde çok sağlam şarkılar var,diyip 18 Mart ta İstanbul'a ilk kez gelecekler,bilgilerinize arz ederim.
Sevgiler,organize to control..
6 Mart 2011 Pazar
Yokkoluyoz
Bu aralarda beni en çok etileyen ballad. Wither. Dream Theater ın 2009 yılında Black Clouds & Silver Linings isimli albümünden.. John Petrucci nin yazıp yönettiği Wither 6 parçalık uzun albümden en yürek dağlayıcı parça(!)
Şarkı Sözlerini paylaşmak istiyorum sizlerle:
Let it out, let it out
Feel the empty space
So insecure, find the words and let it out
Staring down, staring down
Nothing comes to mind
Find the place, turn the water into wine
But I feel I'm getting nowhere
And I'll never see the end
So I wither and render myself helpless
I give in and everything is clear
I break down and let the story guide me
Turn it on, turn it on
Let the feelings flow
Close your eyes and see the ones you used to know
Open up, open up
Don't struggle to relate
Lure it out, help the memory escape
Still this barrenness consumes me
And I feel like giving up
So I wither and render myself helpless
I give in and everything is clear
I break down and let the story guide me
I wither and give myself away
Like reflections on the page
The worlds which you create
I drown in hesitation, my words come crashing down
And all my best creations, burn into the ground
The thought of starting over, leaves me paralyzed
Tear it out again, another one that got away
Wither and render myself helpless
I give in and everything is clear
I wither and render myself helpless
I give in and everything is clear
I break down and let the story guide me
I wither and give myself away
Like reflections on the page
The worlds which you create
I drown in hesitation, my words come crashing down
And all my best creations, burn into the ground
The thought of starting over, leaves me paralyzed
Tear it out again, another one that got away
I wither and render myself helpless
I give in and everything is clear
[Guitar solo by John Petrucci]
I wither and render myself helpless
I give in and everything is clear
I break down and let the story guide me
I wither and give myself away
Like reflections on the page
The worlds which you create
The worlds which you create
Let it out, let it out.
25 Şubat 2011 Cuma
Antonio Salieri ile Dave Mustaine


Bi film var benim cok sevdigım, bu filmde Mozart cok ıyı egıtımlı cok kucuk yaslarda kendini ıspatlamıs, Salıerı ıse muzıkle alakası olmayan bır aılenın cocugu ama ıcındekı muzık askıyla Avusturya İmparatorlugunun saray bestecılıgıne kadar yukselmıs. Yanı muzıkte kendını ıspatlamıs bır adam. Taa kı mozart Viyana’ya gelene kadar..Salıerı mozart’ın bestelerını gorup Mozart’ın nasıl boyle mukemmel ısler cıkarabıldıgıne bır turlu anlam veremez. Oysa kı o kendı ilhamı ıcın tanrıya dua etmıs kuralların dısına cıkmamıs bu davranıslarıyla Avusturya’da krallıgın saygısını kazanmıs. Mozart ıse umursamaz kural dısı ve yenı fıkırlerle hep mukemmelı yaratmıstır. Salıerı bestelerı gordukce cıldıracak nasıl bu adam bu tavırlarda bukadar rahat boyle harıka eserler cıkarıyor dıye kendı kendını yıyecek ve en sonunda ıntıhara kalkıscak, bu film 1984 yapımı Amadeus. fılmde salıerının mozartı cekememesı gercekte de oyle oldugunun kanıtı degıl tabıkı kımı kaynaklara gore kendınden yasca buyuk olan Salıerı ıle cok ıyı dostlarmıs kımı kaynaklara gore de Salıerı ıle alakası bıle yokmus Mozart’ın ama bu senaryo bana hep su ıkılıyı hatırlatır: James Hetfıeld ve Dave Mustaine..
Bu iki süper yetenekli çoçuk; yeni, ilk ve süper bir albümün eşiğinde iken James,grubun davulcusu Lars ile birlikte verdikleri kararla Dave’i gruptan kovarlar. Dave o hırsla Ellefson’ı bulup Megadeth grubunu kurar.Diğer tarafta ise Dave’in yerine Exodus’ın gitaristi Kirk’ü alıp Metallıca, thrash metal turunun onculerının en oncusu olma yonunde emın adımlarla ilerlemektedir. Bu sure içerisinde Megadeth’te cok ıyı ısler cıkarmıstır hatta 89 albumu ...and Justice for All a oyle bı cevap gelırkı Rust in Peace albumuyle cogu muzik elestırmenıne gore en iyi thrash metal albumu sayılır Rust in Peace. Ama Metallıca’nın devamlı bır oncekınden daha ıyı albumlerı ve en sonunda dunyada tanınmadıgı yer kalmamasına sebep olan Black Album’u cıkarması Dave’li Megadeth’i rekabet yolunda epey bır gerıde bırakmıstır. Dave belkıde James Hetfield’dan cok daha ıyı bı muzısyen ama işte Salieri ile yolları burda kesişiyor.
24 Şubat 2011 Perşembe
helloween

helloween keeper ofthe seven keys part 1 albümünde bı sarkı var ki dostlarım sormayın.
tesadufun boylesı kı sarkının adı da helloween.
bır sololar bır sololar kaı ıle mıke den bıde bı gumus gırtlak varkı kıske dıye. ıste bole. bıde helloween ını gene tesadufun boylesı bı ep sı var helloween dıe orda bı vıctım of fate var. kai dıyo kı ben ınsan degılım ben o yılda bunları yapıyorum ya alamanyalarda ben ınsan degılım dıyor kendıne.
























